Her Vücut Farklıdır

tarafından yazıldı

Yazar: Bernie Clark | Yoga Eğitmeni | 22 Eylül 2012

Çeviri: YogaTurk Yazarı

*Bu yazı Bernie Clark’ın onayı alınarak, kendisinin “Every Body is Different” adlı makalesinin Türkçeye çevrilmiş halidir.

Bugün Yogadaki En Büyük İki Zorluk: İkinci Bölüm

Sıklıkla, Yoga hocalarından ve öğrencilerinden; belirli bir yoga pozunun öğrenciler için çok zararlı olduğunu ve hiçbir zaman yaptırmamak gerektiğini ya da bir yoga dersinde vücudun belirli hareketlerinin safdışı bırakılması gerektiğini söyleyen bir takım yoga hocalarıyla ilgili fikrimi soran e-postalar alıyorum.

Dogma tehlikelidir! Bir şeyin her zaman yanlış olduğunu ya da hiçbir zaman yapılmaması gerektiğini söylemek korkuyu besler ve en iyi ihtimalle faydasız, en kötü ihtimalle zararlıdır. Bazı yoga hocalarının böyle önyargılı söylemlerde bulunmasının iki temel sebebi vardır:

  1. Stresin doğası ve değeriyle ilgili yaygın bir yanlış anlama
  2. İskeletsel varyasyonları bilmemek

İskeletsel Varyasyon

Her vücut farklıdır! Bu söylemin dünyanızı altüst etmediğine eminim, herkesin farklı olduğunu zaten biliyorsunuz.

Ve bunu bilmemize rağmen, bir şekilde iş yoga yapmaya gelince herkesin aynı olmasını bekliyoruz. Bu çok tehlikelidir. Bir balerinin hiçbir zaman Miami Heat’de oyun kuruculuk yapmayacak olmasının ve futbol ligindeki defans oyuncularının Bolshoi’da dans etmeyecek olmasının bir sebebi vardır; özel vücutlar tüm hareketleri yapabilmek için yaratılmadı. Yogadaki tüm pozları herkes yapamaz!

Ama bu, yogadaki her poz herkes için tehlikeli demek değildir.

Güvercin pozunu kötüleyen bir blogda yazar buna benzer bir fotoğraf gösterdi. 1Dedi ki: “Bu öğrenci sadece sakroiliyak eklemlerini riske atmanla kalmıyor, aynı zamanda dizlerindeki ligamentlerini kısa sürede esnetecek ve çok geçmeden ciddi diz travmalarından muzdarip olacak”

Bu, iskeletsel varyasyon hakkındaki cehaletini gösteriyor: Bu kadın, bu pozu yapıyor çünkü yapabiliyor! Ben öndeki ayağımı hiçbir zaman bu kadar ileri koyamayacağım çünkü benim kalça soketlerim buna müsade etmeyecek. Benim için ve diğer bir çok kişi için, bunu denemek bile dizleri mahveder ama bu, bu fotoğraftaki kadın için bu pozun tehlikeli olduğu anlamına gelmiyor. Bunun bu kadın için tehlikeli olduğunu iddia etmenin tek yolu kendisine ne hissettiğini sormaktır.

Eğer dizlerde bir rahatsızlık hissediyorsa pozdan çıkmasını söylemeliyiz. Ama pek çok kişi bacaklarına ciddi derecede dış rotasyon yaptırabiliyor- bazı insanlar iki ayağını da başının arkasına koyabiliyor! Bu poz, özünde tehlikeli değildir- bazı kişiler için tehlikeli olabilir ama bazıları için son derece uygundur ve kalça soketleri için sağlıklı bir stres yaratır.

Selvi boylu basketbolcular iyi bale yapamıyor diye kimse bale yapmamalıdır demek doğru mu?

Paul Grilley bu alanda önemli araştırmalar yaptı: çeşitli yoga pozlarındaki en yüksek hareket açıklığımızı etkileyebilecek kemik resimlerini derledi. Bu konuda çalışmak isteyen herkes bu resimlere erişebilir ve biz burada sadece birkaç örneği inceleyeceğiz.

Hemen hemen her yoga dersinde Dağ Duruşu’nda (Tadasanada) ayaklarımızı birleştirmemiz ya da en azından paralel yerleştirmemiz söylenir. Aynı yönlendirmeyi Aşağı Bakan Köpek hareketindeyken de duyarız: Ayaklarınız karşıya baksın. Savaşçı pozunda öndeki ayağımızın tam karşıyı göstermesi gerektiği söylenir. Aynı şekilde Üçgen pozunda da. Bu dogmatik talimat, sağlıktan çok estetikle ilgilidir.

Neden ayaklarımız karşıya doğru bakmak zorunda? Çünkü, bunun bacaklarımız için “doğru” pozisyon olduğuna ve kalça ve dizlerdeki bükülmeleri engellediğine inanıyoruz. Eğer siz de benim gibiyseniz, onyıllardır ayağınızın ne yöne bakacağını söyleyen kimse olmadan ayakta duruyor ve yürüyorsunuzdur. Bir dahaki sefere kalabalık bir kaldırımda yürürken önünüzdeki insanlara bakın, hepsinin ayakları karşıya dönük ve paralel mi duruyor? Hayır! Niye? Çünkü her vücut farklıdır ve herkesin kemikleri farklıdır. Herkesi bir standarda uydurma isteği fonksiyondan çok estetiği temel alır.

İşte Paul Grilley’den-aralarındaki büyük farklılıklar nedeniyle seçilmiş- iki adet pelvis fotoğrafı: Bunlar binlerce insan arasından seçilmiş uç örnekler değil! Bu her yoga dersinde bulunabilen benzer boyutlardaki bir grup. Bu demektir ki bu varyasyonlara kendi öğrencilerinizde de rastlayacaksınız.

Bu iki pelvis arasında bir fark görüyor musunuz?

2

Size bir ipucu vereyim, kalça soketleri nerede? Soketler, (anatomistler tarafından asetabulüm diye bilinir) sol taraftaki pelviste öne dönük ama sağ taraftaki pelviste görünmüyor, pelvisin yanına doğru dönmüş durumda.

Öğrencilerimiz için bu ne anlama geliyor? Sağdaki pelvise sahip olan kişi çok fazla dış rotasyon yapıyor (dışa dönük) (kalça soketlerine giren femur kemiklerinin aynı olduğunu farzediyoruz ama tabii ki onların da kendine has varyasyonları olacaktır!) Sol taraftaki pelvisin sahibi ise daha çok iç rotasyon yapıyor. (içe dönük)

Sizce hangisi için ayakta dururken ayaklarını paralel hale getirmek daha kolay? İçe dönük olan (iç rotasyonu olan ) kişi. Hangisi yukarıdaki Güvercin pozunu daha kolay yapar? Dış rotasyonu olan (dışa dönük olan) kişi. Hepimiz farklıyız ve kimi pozlar bazılarımız için gerçekten çok kolayken kimi pozları denemek tehlikeli.

Femuru (uyluk kemiğini) yok sayıyoruz demiştim ama femurdaki varyasyon miktarları da bir o kadar çarpıcı. Paul’un fotoğraflarına bakıp kendiniz görün. Aynı zamanda alt bacak kemiğine, Tibiaya (kaval kemiğine) de bakabiliriz. İşte iki kaval kemiği. Bir fark görüyor musunuz?

1

Bunlar sağ bacak Tibiaları ve aralarındaki farklılık size net gelmeyebilir ama torsiyona dikkat edin (Kemikteki burgunun miktarı ile ilgili teknik kelimedir). Sol taraftaki talus açılı duruken, sağ taraftaki kemiğin, ayak bileğindeki talus kemiğinin üzerine oturan sağ alt köşesi neredeyse fotoğrafın alt çizgisine paralel durumda. Tibianın sağ alt köşesi, ayak bileğinin iç tarafını şekillendirir. Bu kemikte ne kadar torsiyon olduğuna bağlı olarak, ayak daha içe doğru veya daha dışa doğru döner.

Herkesin ayaklarını paralel tutması konusunda ısrar ettiğimiz zaman, bizim estetik beklentimizi karşılamak için bazı öğrencilerin bacaklarını içe doğru döndürmesine neden oluruz.

Bunun nasıl hissettirdiğini anlamak için bu empati egzersizini yapın:

Dağ Duruşuna gelin.

Ayak baş parmaklarınızı birbirine değdirin ama topuklarınızın arası 30 cm kadar açık olsun.

Şimdi bu hizayı koruyarak bir kaç yarım güneşe selam yapın. (Öne eğilip kalkın)

Ne kadar rahatsız edici olduğunu farkettiniz mi?

Hizalanma kurallarının herkes için aynı olduğunu zannettiğiniz için bazı öğrencilerinizi bunu yapmaya zorluyor olabilirsiniz. Hizalanma kuralları herkes için geçerli değildir, genelgeçer hizalanma kuralı diye bir şey yoktur! Sadece sizin vücudunuzda işe yarayan hizalanmalar vardır.

Toparlayacak olursak:

Bu öğrendiklerimizi en baştaki iki ifadeye uyarlamak gerekirse: Güvercin pozunu asla yapmamalı mıyız? Bu poz her vücut için tehlikeli midir? Hayır – sakroiliyak eklemi strese tabi tutmalıyız ve bir çok kişi bu pozda hiç problem yaşamaz. Bu poz bazı kişiler için tehlikeli midir? Evet! Ama bu herkesin bu pozdan kaçınması gerektiği anlamına gelmiyor.

Bir kadavra çalışması bir çok sakroiliyak eklem varyasyonu gösteriyor: 3 dereceden 17 dereceye kadar. 17 derece çok yaygın ve bu kadavralar yaşlı insanların kadavraları! Sakroiliyak eklemi çok hareketli olan kişilerde işlerin kötüye gitmesini engellemek için önlem alınmalı. Bu instabilite, hipermobilite olarak bilinir ve önerilen yaklaşım eklemi güçlendirmek ve sıkılaştırmaktır. Bir çok pozla beraber Güvercin pozu, bu tip kişiler için çok iyi bir fikir olmayabilir. Eklem hareketliliği sınırlı olan kişiler için Güvercin gibi pozlar tam da doktorun eklemi rahatlatmak için önerdiği şey olabilir.

Eğer amacımız hiçbir zaman sakroiliyak eklemi strese tabi tutma riskine atmamaksa, hiçbir zaman Janusirsasana, Hanumanasana, Anjaneyasana (Low Lunge) ve bunun gibi pozları yapmamalıyız. Yogadaki amaç stresi engellemek değil, eklemi sizin bedeninize uygun ölçüde strese tabi tutmaktır.

Repertuarlarına Güvercin pozunu ekleyen deneyimli hocalar etkileyici miktarda: B.K.S Iyengar bu pozu öğretir, (Light on Yoga sayfa 389) ve onun deneyimli hocaları da: John Friend bunu Anusara pratiğinin içine koymuştur, Leslie Kaminoff bu poza Yoga Anatomy kitabında yer vermiştir, Judith Lasater YogaBody kitabında bu poza yer vermiştir. Dr McCall, Yoga as Medicine kitabında ve Dr Fishman Yoga for Osteoporosis kitabında Güvercin pozunu önermişlerdir. Tüm bu hocalar yanılıyor olabilir mi? Eğer bu deneyimli hocaların derslerine girerseniz, bazı öğrenciler için pozu modifiye ettiklerini hatta bazı öğrencileri pozdan çıkarttıklarını görürsünüz ama bu, Güvercin pozunun hiçbir zaman yaptırılmaması gerektiği anlamına gelmez.

Peki ya omurga fleksiyonu? Yin Yogadaki öne eğilmelerde omurga fleksiyonuna hiçbir zaman müsade etmemeli miyiz?

Hayır. Spinal kolonu saran ligamentleri strese tabi tutmalıyız. Bu bazı insanlar için tehlikeli midir? Evet! Fıtığı olan ya da pek çok başka bel problemi olan kişiler omurgaya fleksiyon yaptırmamalıdır. Ama bu, herkesin bu hareketten kaçınması gerektiği anlamına gelmez. Daha önce yazdığım blog yazısındaki videoda bir hoca, uzun süreli Yin yoga pozlarında omurgayı hiçbir zaman fleksiyona sokmamamız gerektiğini söyleyen bir yorum yaptı. Neyse ki yazılı yorumu, söylediği sözü destekler nitelikle. Yazılı yorumda diyor ki: Sadece osteopeni ve osteoporozu olan öğrenciler omurga fleksiyonundan kaçınmalıdır. Buna katılıyorum.

Maalesef bir çok kişi sadece videoyu gördü ve yazılı açıklamayı okumadıkları için fleksiyonun olmaması gerektiğini düşündüler. Fleksiyona güvenli olduğu sürece izin verilir.

Ama yineliyorum, her vücut farklıdır bu yüzden öne eğilmenin sizin için iyi olup olmadığını tespit etmelisiniz.

Son konu: Yin yoga tromboza (kan pıhtılaşmasına) sebep olduğu için hamilelerin Yin Yoga yapması sakıncalı mıdır?

Sadece şöyle bir tahminde bulunabilirim: bu anlayış, uzun süreli hareketsizliğin derin toplardamar pıhtılaşmasıyla bağlantılı olmasından ötürü ortaya çıkmış olabilir.

Bu uzun mesafeler boyu uçan ve uçağın orta koltuğunda sıkışıp kalmış, bacaklarını hareket ettiremeyen insanlar için bir problemdir. Bazı örneklerde, tromboz oluşabilir ve bu pıhtı beyinde ya da kalbin ana arterlerinde konaklarsa felç ya da kalp krizi meydana gelebilir. Tabii ki bu iyi değildir! Ama bu gerçekten hamile yoga öğrencileri için bir sorun mudur?

Emboli riski hamile kadınlarda hamile olmayan kadınlara kıyasla 4 kat fazladır ama bunun genel oranı 500 doğumda 1’dir ve böyle bir komplikasyona bağlı ölüm oranı 100.ooo’de 1’dir. Oldukça düşük oranlar ve buna rağmen, bu durumun hareketsizlikte (örneğin uzun süreli yatak istirahatinde) kötüye gidip gitmediği net değil. (Venous Thromboembolism: Mechanisms, Treatment, and Public Awareness).

Yineliyorum, herkes farklıdır ama eğer bir Yin Yoga pozunda 5 dakika hareketsiz kalmak hamile biri için tehlikeliyse, o zaman denmelidir ki evde kitap okurken, televizyon izlerken, bilgisayar başında çalışırken de sabit bir şekilde oturulmamalı. Aynı zamanda geceleri 5 dakikadan fazla uyumamalılar çünkü insanlar uyuduklarında uzun bir süre hareketsiz kalırlar. Bu gerçekten çok saçma.

“X işini hiçbir zaman yapmamalısın” şeklindeki dogmatik söylemleri değerlendirirken, gün içinde o X eylemini yaptığınız zamanları aklınıza getirin. Örneğin yürürken sakroiliyak ekleme stres bindiririz! Koştuğumuz zaman ya da tenis oynadığımızda bu stres daha da fazladır. Şüphesiz, sakroiliak eklemi strese tabi tutmak her zaman kötü değildir. Şüphesiz, omurgayı öne eğmek her zaman kötü değildir. Ve şüphesiz ki, birkaç dakikalığına hareketsiz durmak da her zaman kötü değildir.

Sonuçlar:

Stress kötü değildir. Kompresyon kötü değildir.

Acı veren kompresyon iyi değildir ama acı veren stresin hiçbir türü de iyi değildir.

Her birimiz emsalsiziz ve sizin için iyi olan bir şey benim için çok tehlikeli olabilir. Ama bir kişi için bir poz zararlı olması bu pozun diğer kişiler için hiçbir değeri olmadığı anlamına gelmez. Kendi anatomimiz ve fizyolojik öykümüz nedeniyle, herhangi bir yoga pozunun bize iyi gelip gelmeyeceğini anlamak için dikkat etmemiz gerekiyor.

Eğer bizde işe yaramıyorsa, çoğunlukla vücudumuz şikayet ederek bize bunu anlatır. Bu erken sinyalleri görmezden gelmeyin ama vücudunuzun bu şekli kabul edip etmeyeceğini anlamak için pozları denemekten de korkmayın. Dogmatik açıklamalardan sakının sonuçta sizin için neyin iyi olduğuna karar verecek kişi sizsiniz.

Bernie Clark

*Bu sitedeki çevirilerin tamamı YogaTurk yazarına aittir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s