Enerjinin Gizemi: Yoga pratiğimizde enerjetik olarak ne yapıyoruz?

tarafından yazıldı

Yazar: Bernie Clark | Yoga eğitmeni

Çeviri: YogaTurk yazarı

*Bu yazı, Bernie Clark’ın onayı alınarak Türkçeye çevrilmiştir. Bu sitede yer alan tüm çeviriler YogaTurk yazarına aittir. Kaynak: The Mystery of EnergyWhat are we doing energetically in our yoga practice?
*Çevirmenin notu: Bu metinin bazı bölümlerinde geçen enerji ile ilgili kavramları okurken hemen orjinal fizik terimleriyle kıyaslamak yerine biraz daha farklı düşünmekte yarar var.

 

Bedenlerimizde enerjiyi 3 şekilde kullanırız: Taşıma için, dönüştürme için ve iletişim için. İletişim, bu enerji kullanımlarından en süptil olanıdır ve yoga pratiğimizin daha gizemli faydaları için çalışır.

Enerjinin Üç Farklı Kullanımı:

  1. Taşıma
  2. Dönüştürme
  3. İletişim

Taşıma için kullanılan enerji belli: bir şeyleri vücudumuzda dolaştırmak için enerjiyi kullanırız; kan kalbin pompalamasıyla hareket eder, hücreler dokuların içinde kayar, kaslar uzuvlarımızı hareket ettirmek için kasılır, tüm bunlar “taşıma enerjisini” kullanır. Dönüşüm, bir şeyi başka bir şeye çevirir: salyamız nişastayı daha basit şekerlere dönüştürür, midemiz yiyecekleri daha kolay emilebilir besinlere çevirir; karaciğerimiz glikojen üreten, sağlıksız maddeleri toksinlerinden arındıran bir dönüşüm fabrikasıdır, tüm bunlar dönüşüm enerjisini kullanır.

İletişim, dönüşüm ve taşımadan daha süptildir. Daha az enerji gerektirir ancak o olmadan diğer ikisi de olmaz. Şu analojiye bir bakın: Şükran günü yemeği için bir hindi pişirmek istiyorsunuz, ama fırın sıcaklığını kaç dereceye ayarlamanız gerektiğini bilmiyorsunuz. (Bir yogi için bu kesinlikle bir tofu hindi olurdu!) Dolayısıyla annenize telefon ediyorsunuz ve o fırını 180 dereceye ayarlamanızı söylüyor. Şimdi fırınınız binlerce Watt enerji harcayacak ama amazon-com-associates-central-customize-and-get-htmlcep telefonunuz sadece miliwatt düzeyinde enerji harcadı(1); fırın telefonunuzdan milyonlarca kat daha güçlü ama telefonunuzun o küçücük iletişim enerjisi olmadan fırının dönüştürücü gücü harekete geçemiyor. Taşıma ve dönüştürme enerjisinin vücutta ne kadar yüklü miktarda kullanıldığını farketmek zor değil ama iletişim enerjisinin hareketini farketmek veya hareket etmesi gerekirken etmediğini farkedebilmek daha zor. Figure 1 The Indian yogic map of nadis

İletişim iki çeşit yolla oluşur: birbirimizle nasıl iletişim kurduğumuza dair çeşitli örnekleri düşünün. Konuştuğumuz kelimeler ses enerjisini kullanır, hafif bir el dokunuşu veya içten bir kucaklaşma “basınç enerjisini” kullanır, bir kadının parfümü “kimyasal enerjiyi” kullanır, tüm bu enerji formları mesajlar ya da sinyaller yollar. Dolayısıyla vücutta da iletişimin oluştuğu bir çok yol vardır. Hintli yogiler yaşam enerjisi olarak tanımladıkları “prana” adında 10 farklı enerji türü keşfettiler (resim 1). Çin’deki Daoist bilgeler sezgisel olarak, yaşam enerjisini de içeren ama bunun ötesine geçen evrensel enerji olarak tanımladıkları 32 türde “chi” haritasını çıkardılar (Resim 2). Batı’da hücre sinyali aracılığıyla vücudun içinde oluşan iletişimin yüzlerce yolunu numaralandırdık. Bunlar üç ana sınıfta gruplandı: mekanik, biyokimyasal ve elektromanyetik.(2) Figure 2 The Daoist map of meridians

Enerjetik olarak, yoga pratiğimiz esnasında iki şey yapıyoruz: enerjiyi canlandırıp akmasını sağlamak  için musluğu açıyoruz ve akıştaki blokajları kaldırıyoruz.(3) Tüm bu üç enerji formunu canlandırabilirsiniz (“musluğunu açabilirsiniz”): taşıma (kalp atışlarınız hızlanır), dönüştürme (kasları ve beyni beslemek için glikojen glikoza dönüştürülür) ve iletişim (sinir sistemi üzerinde elektrik sinyalleri oluşturulur, aynı zamanda basınç sinyalleriyle fasiyal sistemde de oluşturulur, hormon ve diğer büyüme faktörleri formunda kimyasal mesajlar iletilir; vücudumuzun sudan oluşan alanlarında biyoelektromanyetik atımlar dolaşırak hücreleri canlandırır)

Yoga Enerjiyi 2 Şekilde Etkiler:

  1. Akışı canlandırır
  2. Blokajları kaldırır

Bir pompadan çok daha fazlası olan kalp, iletişim sisteminin merkezidir: her atışta vücudun kanallarından elektromanyetik sinyaller taşır (kardiyovasküler sistem ve fasiyal sistem). Kalp aynı zamanda ses ve basınç dalgaları yaratır ve yollar ki bunlar da iletişim sinyalleridir. Bu yeni bir bilgi değil: Kalbin elektromanyetik alanlarını uzun zamandır biliyorduk; bu elektrokardiyogramın (EKG) temelidir ve doktorlar zaten yüzelerce yıldır kalbimizi dinliyor (ses enerjisi), nabzımızı hissediyordu (basınç enerjisi). Yakın zamana kadar bilinmeyen şey ise, bu enerjilerin terapötik (tedavi edici)  olduğuydu. Vücudumuzda, kalbin elektromanyetik mesajlarına, basıncına ve seslerine  yanıt veren hücreler var(4). Eğer kalp sadece bir pompadan ibaretse neden insanlar kalp krizi geçirince aniden ölüyorlar? (5) Beyin oksijen alamadan bir süre daha yaşayabiliyor ama kalp durduğunda ölüm hemen gerçekleşiyor: kalbin iletişimi son bulduğunda, beden hemen ölüyor.

Süptil enerjiler fırın gibi büyük aletleri çalıştırabilir-karaciğer gibi- ve kaslarımızı ve bağışıklık sistemimizi aktive edebilir. Ama süptil oldukları için bu enerjilerin önemi uzun zamanlar  Batı’lı araştırmacıların gözünden kaçtı: bizim araçlarımızın farkedemeyeceği kadar miniklerdi. Yoga pratiğimizle sübtil enerjiyi çalıştırmak ve geliştirmek için üç teknik kullanırız: fiziksel duruşlar ya da hareketler (akupresür olarak bilinir), nefes ve farkındalık. Pozlar ve hareketler mechanotransduction adında önemli bir sinyal mekanizması olan basıncı yaratır. Nefes harekettir ama aynı zamanda bir oksijen kaynağıdır doğal olarak tüm hücreler için önemli bir yakıttır ama bunun da ötesinde nefesimiz sinir sistemimize stres veya dinlenme tepkilerimizi tetikleyecek biçimde bağlıdır. Dikkatimizi belirli bölgelere yönlendirmek de enerji akışını tetikler. Bir deney olarak, bir dakikalığına baş parmağınızın ucuna konsantre olun ve nasıl ısındığını farkedin. Dikkati yoğunlaştırmak damarları genişletir ve o alana daha fazla enerji girmesini sağlar. Yoga pratiğimizde pozlar aracılığıyla dokularımızda baskı ve gerilim yaratırız, ortaya çıkan gerilime dikkat kesiliriz ve nefesimizi bu hislere doğru yönlendiririz.  Bu çalışma yogilerin “nadi” dediği ve Taoistlerin “meridyen” dediği iletişim kanallarını açar.

Enerjiyi Canlandırmanın Üç Yolu:

  1. Pozlardan ve hareketlerden gelen akupresür
  2. Nefes
  3. Buraya yönlendirilmiş farkındalık

İletişim enerjisini ayırt etmek zor olduğu gibi, çalışarak her yoga öğrencisi içe dönmeyi ve onun akışını hissetmeyi öğrenir. Nefes ile koordine edilmiş fiziksel yoga pratiğimiz iletişim için blokajları çözebilir ve tüm bunları içsel farkındalıkla birleştirerek yoga pratiğimizi daha etkili hale getirebiliriz.

Hareket edin, nefes alın, dikkat kesilin… bu bir yoga çalışması için basit bir tariftir.

Dipnotlar:

(1) Güç, enerjinin tüketilme oranıdır: güç ne kadar fazlaysa o kadar fazla enerji tüketilir ve/veya enerji o kadar hızlı tüketilir.

(2) Bu tam bir kategorizasyon değildir; iletişim için bu üçünden daha fazla yol vardır. Konuya ilgi duyan okuyucular bedenin içindeki iletişim için ışık, ses, basınç ve manyetik enerjinin nasıl kullanıldığını anlatan raporlar için James Oschman’ın Energy Medicine adlı kitabını okuyabilirler. Hatta Oschman infrared, mikrodalga gibi enerjilerin bile kullanılabileceğini iddia ediyor.

(3) Hintli yogiler bu blokajlara “granthis” adını veriyorlar.

(4) James L. Oschman, Energy Medicine: The Scientific Bases

(5) Daniel Keown’a teşekkürler. Keown’un kitabı The Spark in the Machine‘i okuyabilirsiniz.

Bernie Clark

*Bu yazı, Bernie Clark’ın onayı alınarak Türkçeye çevrilmiştir. Bu sitedeki çevirilerin tamamı YogaTurk yazarına aittir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s