Yoganın Sekiz Kolu

tarafından yazıldı
Doğu’nun mistikliği daima Batı’nın ilgisini çekmiştir. Batı, Doğu’da “yoga” diye bir şey olduğunu keşfettiğinden bu yana yoga dünyada oldukça yaygınlaştı. Yoga ashramlardan çıkıp Amerikan hayatının içine girdiğinden beri büyük ölçüde “Hindu” içeriklerinden arındırılmış durumdaydı. Kimileri derin spiritüel amaçları kaybolduğu için sızlanıyor. Kimileriyse dini tazammunlardan kurtulduğuna sevinirken üzerinde “Yoga: tütsü değil kalori yak” yazan T-shirt’leri gururla giyiyor. Kimi insanlar yogayı sadece handstand/el duruşlarına kalkıp akrobatik hareketler yapmak, kimileri sıkılaşıp fit bir vücuda sahip olmak kimileriyse ruhani yönünü deneyimleyip bolca meditasyon yapmaktan ibaret görüyor. Asıl gerçek şu ki yoga her zaman kucaklayıcı ve kapsayıcı oldu. Bu “birliğin” içinde herkese yer var! Şimdi yogayla ilgili tarihi bilgileri derleyen en önemli kitaplardan biri olan Patanjali’nin Yoga Sutraları kitabında anlatılan, Yoganın 8 kollu yolundan (Ashtanga) söz edeceğiz.

1- YAMA

Yamalar genel olarak etik değerlerle ve toplumsal hayattaki davranışlarımızla ilgilidir diyebiliriz. Elbette yoga bir din olmadığı için, bu kitapta anlatılanları birer kutsal kitap emri gibi görmek yerine, toplumsal ve bireysel hayat üzerine oluşturulmuş prensipler olarak görmek daha akıllıca olur. Zira yüzyıllar boyu bir çok filozof da erdemli ve mutlu bir hayat yaşamanın hangi ilkelerden geçtiğini sorgulamıştır. Yamalar 5 adettir:

Ahimsa: Şiddetsizlik
– Satya: Doğruluk, dürüstlük
Asteya: Çalmamak, istiflememek
– Brahmacharya: Ilımlılık, ölçülülük
Aparigraha: Sahiplenici olmamak, sahiplenici şekilde bağlanma arzusundan arınmak

2- NİYAMA

Niyamalar öz disiplinle ilgilidir.

– Saucha: Temizlik
– Samtosa: Hoşnutluk, halinden memnun olma
– Tapas: Tap: Ateş/Yanma, gerekirse dünyevi bir zevkten kendini mahrum bırakarak istenilen konu üzerinde sınırlarını zorlayıcı biçimde kendini adayarak çalışmak.
–  Svadhyaya: Kendini incelemek, kendini araştırmak
– İsvara Pranidhana: Gerçek benliğe, öz benliğe, Tanrı’ya, ya da Brahman’a teslim olmak.

3- ASANA

Yogadaki anlayışa göre vücut ruhun barındığı bir tapınak gibidir ve Asanalar yani yoga pozları vasıtasıyla ona egzersiz yaptırmak, iyi bakmak disiplinimizi ve bu yoldaki konsantrasyonumuzu geliştirir.

4- PRANAYAMA

Yoga derslerinde yaptığımız nefes egzersizleri birer pranayama çalışmasıdır. “Prana” yaşam enerjisi, nefes, yaşamsal güç anlamına gelir. “Ayama” ise esneme, genişleme, büyüme, genişlik,düzenleme/regüle etme, uzatma/devam ettirme ve kontrol anlamına gelir. Pranayama sadece beden ve ruhu bir arada tutmaya yarayan bir nefes alış veriş şekli değildir, aslında içimize çektiğimiz oksijen miktarının disiplinli teknikler doğrultusunda alınması, vücutta hava yoluyla kimyasal değişiklikler yaratır. Toksinlerin temizlenmesine, vücuttan atılmasına yardımcı olur. Solunum sistemini sağlıklı tutmak için yapılan pranayama ile aslında dolaşım sistemini ve dolaylı olarak  sindirim ve boşaltım sistemlerini de etkilemiş oluruz.

5- PRATYAHARA

Pratyaharaya en basit anlamıyla duyuların geri çekilmesi olarak bakılabilir. Beş duyumuzdan bir ya da birden fazlasını kontrol ederek dikkatimizi dış dünyadan ziyade kendi içimize doğru yönlendiririz. Örneğin koku alma duyumuzun geri çekilmesiyle, etrafımızdaki kokuları duyma miktarımızı azaltmış oluruz. Pratyahara çalışmaları nefsimize tarafsız bir gözle dönüp bakabilmemizi sağlar. Bu, üzerinde yıllar boyu çalışılabilecek zor bir pratiktir. İlk etapta belki sadece beş duyumuzla algıladığımız şeyleri yorumlamadan, onların üzerine düşünmeden ve  isimlendirmeler sıfatlar koymadan çalıştığımız meditasyonlar yaparak başlayabiliriz. Zihnin; gördüğü, duyduğu, hissettiği ve kokladığı şeylere tepki vermeden izlemesini içeren bir pratiktir bu. Derslerde yanımızda oturan kişiden gelebilecek kötü bir kokuya aldırmadan, alnımızdan akıp yüzümüzü kaşındıran ter damlasını silmeden bırakıp ona aldırmadan konsantrasyonumuza devam edebilmek pratyaharanın en basit hallerinden biridir örneğin.

6-  DHARANA

Konsantrasyondur. Postürümüzü düzeltmek, nefes kontrolü, duyularımızın geri çekilmesi ve  kendi içimize doğru yönlendikten sonra Dharana, dikkatimizi tek bir noktaya odaklamak anlamına gelir. Konsantrasyon anlarının uzaması bizi meditasyona doğru götürür.

7- DHYANA

Meditasyon ya da kimi zaman tefekkür olarak ele alabiliriz Dhyanayı. Bazı kaynaklarda bir ağacın özsuyu Dharana’ya, meyvesi ise Dhyana’Ya benzetilir. Konsantrasyon ve meditasyon aynı şey gibi görünürler ama aslında Dharana bir şeye dikkat kesilmek şeklinde olurken Dhyana, odaklanmaktan çok bir oluş halidir.

8- SAMADHİ

Sekizinci ve son basamak olan Samadhi, eksiksiz bir mutluluk, huzur  ya da mest olma hali olarak tanımlanır. Kişi bu aşamada evrendeki her şeyle birlik ve bütünlük hali içinde olur.

Tarih boyunca kimi yogiler bu listedeki sekiz kolun sadece bir tanesini tam anlamıyla gerçekleştirmek için çalıştı. Bunlardan yalnızca bir tanesini bile tamamıyla gerçekleştirmek, hepsini gerçekleştirmiş gibi sayılmaya yeterdi. Örneğin Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesinde önemli bir yeri olan Gandhi, ömrünü Ahimsa / Şiddetsizlik prensibine adamış ve bütün pasif direniş anlayışını bu temel üzerine kurmuş bir yogiydi.

Yazar: Yogaturk
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s