Çıtlayan / Kütleyen Eklemler

Yazar: Paul Grilley | Yoga eğitmeni

Çeviri: Yoga Türkçe yazarı

*Bu yazı Paul Grilley’nin onayi alınarak, http://www.paulgrilley.com sitesinde bulunan “Cracking and Popping Joints” adlı yazıdan Türkçeye çevrilmiştir. Yazının tamamı Paul G.’e aittir.

Eklemlerinizin çıtırdamasıyla ilgili bir çok söylenti vardır. En yaygın olan söylenti eğer onları çıtlatmaya devam edersek eklemlerimizin büyüyeceği veya eklemlerde artrite sebep olacağımızdır.

İki Tür Çıtlama/Kütleme Vardır:

Eklemlerimizin çıtlamasının ve/veya kütlemesinin iki sebebi vardır. Birincisi; kemiklerin birbirine sürtünmesi. İkincisi; o eklemin kemiklerinin sabit (fixated) olması. (yani aralıklı olarak sanki birbirine yapışmış gibi olması, sürtünmeyle değil yapışmaya benzer bir durumla bir araya gelmeleri)

Sürtünen Kemikler

Duyduğumuz çıtlama seslerinin çoğu kemiklerin birbirine sürtünmesindendir. Bunun adına tabiri caizse “sürtünem çıtlaması” da diyebiliriz.Örneğin parmaklarımızı çıtlama sesini duyana kadar itip çekiştirirz. Bu sürtünmeyi elimizdeki diğer kaslarla alt etmeye çalışırız ve bu iki ters yönlü güç çıtlama sesini meydana getirir.

Genellikle parmak çıtlatmak acı vermez ve zararsızdır ama bazen bu tür çıtlama seslerini dirsek gibi başka eklemlerimizde istemeden çıkartırız. Dirseğimizden böyle bir çıtlama sesi geldiğinde bu şaşırtıcı ve hatta eğer kemikler bir sinire baskı yapmışsa acı verici olabilir. Burada dirseklerden gelen çıtlama sesi parmakların çıtlama sesiyle aynı sebeptendir – dirsekteki iki kemik geçici olarak sürtünmüş ve “küt” diye ses gelmiştir.1

Benzer ama daha telaşlandırıcı bir çıtlama sürtünme çıtlama örneği ise dizimizdedir. Daha belirgin açıklamak gerekirse diz kapağımızdadır. Patella/diz kapağı bazen içinde bulunduğu olukta kayarken yukarıya çıkar ve orada sanki yapışır kalır. Kalça kaslarının çekmesi ile içinde bulunduğu oyuğun ağzında sanki asılı kalır. Bu da parmağımızdaki çıtlama gibidir ama bu çıtlama anı çok kısadır çünkü diz kırılırken (kıvrılırken) ve hareket ederken patella/diz kapağı istikrarsız/güvensiz bir güç dengesinde kalır ve yuvasına geri dönerken şiddetli bir çıtlama sesi çıkarır. Bunda zararlı bir şey yoktur. Diz kapağı/patella ligamentlere ya da kıkırdağa zarar vermez ama bu bir anlık “kitlenme” ve sonra tekrar açılma durumu dizimiz için şaşırtıcı ve telaşlandırıcı olabilir. En kötü ihtimalle patellanın çevresindeki tendonda kısa bir süreliğine esnediği için hafif bir acı duyulur.

Bu tip çıtlamaları en çok duyduğumuz yerlerden biri de boynumuzdur. Bir çoğumuz kafamızı oynatırken bu sesi duyarız. Bu sürtünmeden ötürüdür. Bu durum parmak şıtlamasıyla aynıdır ama çıtlama sesi bu kadar yüksek değildir çünkü sürtünme gücü o kadar büyük değildir. Buradaki kemikler servikal omurların yüzeyindedir.

Bu çıtlamalar sizin için iyi bir şey mi?

Sürtünme çıtlamalarının arketipi baş ve orta parmaklarımızın çıtlatılmasıdır. Eğer dirsek ve dizlerimiz istemeden/kazayla çıtlıyorsa bunda endişelenecek bir şey yoktur. Bu küçük ani sızlamalar kaçınılmazdır. Zarar veren bir şey değildir. Ama sürekli bu çıtlatmaları yapmaya çalışmak istenilen bir durum değildir. Bir çok kişi bacaklarını kaldırarak veya oturup kalkarak kalçalarını defalarca çıtlatabilir. Başka kişiler aynısını dizlerinde yapabilir. Bu istenilen bir şey değildir. Bu şekilde devamlı çıtlatırsak el parmağımız bile hassaslaşabilir. Olabilecek en kötü şey eklemlerin kıkırdağında acı veren bir yıpranmaya sebep olmaktır. Bisiklet sürücüleri bazen sürekli pedal çevirme ve sürtünmeye bağlı olarak diz kapaklarında bu tip bir yıpranma geliştirirler. Nadiren olan çıtlamalar endişelenecek bir durum değildir ama bu çıtlamaları alışkanlık haline getirerek sürekli çıtlatmaya çalışmak önerilmez.1

Eklemlerin birbirine yapışması (Joint fixation):

Çıtlamaların ikinci sebebi ise eklemlerin birbirine yapışması/sabitleşmesidir(joint fixation). Bu durumdaki bir eklemin kemikleri sürtünmeden ötürü değil yapışmadan ötürü bir aradadırar. Oluşan vakum açıldığında bu çıtlama sesi duyulur. Bu durumun gündleik bir örneği de şudur; içi su dolu bir bardağın altı bazen amsaya yapışır kalır. İki tane sert ve pürüssüz yüzeyin arasında zar ya da bir sıvı olduğunda bu sıvıyı köşelere iterek kendi aralarında bir vakum yaratırlar. Aralarındaki bu sıvı sızdırma yapmadığı sürece bu vakum sabit kalır. Örneğin eğer dikkatlice taşırsak ağır bir tabağı altında içi su dolu ve ona yapışmış bir bardakla taşıyabiliriz.

Vücudumuzdaki çoğu eklem bu tip bir yapışma için uygun bir şekle sahiptir. Kemiklerin uçları sert ve pürüssüz yüzeylere sahiptir ve eklemin kendisi de sinoviyal sıvıyla doludur. Bu sıvı eklemleri kayganlaştırmak ve friksiyonu/sürtünmeyi azaltmak için gereklidir ama eğer bir eklem yeteri kadar hareketsiz kalırsa kemiklerin arasındaki sıvı dışarı sızar ve aralarında geçici bir vakum (veya fixation)  oluşur.

Bu tip vakumların en yaygın oluştuğu bölge el parmakları, ayak parmakları, omurga eklemleri ve kaburgalardır. Bu tip bir sabitleşme olduğunda bu bölgeler “takılmış” veya “kasılmış” gibi hissederler. Bunun nedeni eklemlerin oynamıyor olmasıdır. Parmak köklerini çıtlatan insanlar parmaklarda oluşan bu yapışmayı bozmuş olurlar. Omurgalarını burgularda çıtlatan kişiler de aynı şeyi yapıyorlar. Bu onlara iyi hissettirir bunda bir zarar yoktur.

Aralarındaki farkı bilin:

Yapışmayı açmak ve sürtünmeyle çıtlatmak arasında önemli bir fark vardır. Sabitlik/yapışma çözüldüğünde aynı eklem tekrar bir süreliğine hareketsiz kalana kadar o çıtlama tekrar etmez. Bunun nedeni bu tip bir yapışmanın tekrar oluşması için aynı koşullar sağlansa bile bir miktar  zamana ihtiyaç olmasıdır. İçi su dolu bir bardak bir tabağa hemen yapışmaz.

Sürtünmeden kaynaklı çıtlama böyle değildir. Kendi isteğimizle çıtlama yaratılabilir. Parmaklarımızı istediğimiz sıklıkta çıtlatabiliriz. Eğer siz veya bir öğrenciniz sürekli olarak kalçanızı, dizinizi veya boynunuzu çıtlatabiliyorsanız bu sürtünmeden kaynaklı çıtlamadır ve önerilmeyen (yapmamanız gereken) bir şeydir. Nadiren oluşan çıtlamalar zararsızdır ama sinirsel bir seğirmeye dönüşmemelidir.

Sürtünmeden kaynaklı çıtlamak muhakkak zararlı olmak zorunda değildir teröpatik de olabilir. Eklemlerdeki yapışmaları rahatlatmak aslında yararlıdır. Eklemlerin özgür işleyişini sağlar.

Paul Grilley

*Bu yazı Paul Grilley’nin onayi alınarak, http://www.paulgrilley.com sitesinde bulunan “Cracking and Popping Joints” adlı yazıdan Türkçeye çevrilmiştir. Yazının tamamı Paul G.’e aittir.

Paul Grilley, 1979’da yogaya başlamış olan ve 1982 yılından beri yoga eğitmenliği yapan, anatomi alanında doktora derecesine sahip olan bir yoga hocasıdır. Eşiyle birlikte yıllardır Yin yoga eğitmenliği yapmaktadır.

*Bu sitede yayınlanan bütün makalelerin Türkçeye çevirisi Yoga Türkçe tarafından yapılmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s